Çığlık Çığlığa

sıkı can iyi değildir çabuk çıkmaz ve de işkence yapar sürekli. son bir kaç gündür hiç birşeyden keyif alamıyorum ve canım çok sıkılıyor. gerçi kime sorsam aynı şeyi söylüyor. sanki üzerimize ölü toprağı serpilmiş gibi :s ya da manyetik bir güç bizi çekim alanına hapsetmiş gibi yerimizden kıpırdayamıyoruz. ben böyle sıcakları daha önce de yaşamıştım ama sanırım o zaman daha gençtim. şimdi tahammül sınırlarım birazcık daralmış olabilir.
Şebnem Ferah gibi çığlık atmak istiyorum !!!!
Recent Updates RSS Toggle Comment Threads | Klavye kısayolları
-
depresifvisne
-
depresifvisne
sabret. lütfen sabret…
sabır sabır nereye kadar?
bir erkeğe laf anlatmak ve sonuçta haklı olduğunu kabul ettirmek deveye hendek atlatmaktan daha zor bir şeydir. çünkü erkekler de en az develer kadar kafa yapısı olarak hımbıldır. gerçekten çok farklı bakış açılarına sahip olmamız tamamen dünyanın düzeni olsa da biraz da fedakar olabilmek orta yolu bulabilmek bu kadar zor mu ki? zormuş gerçekten çok zor.maalesef sevdik bir kere dönüş yok her haline
katlanacağız
katlanacağım
katlanacak!
-
depresifvisne

bu aralar pek iyi değiliz.
bitti? ile bitmedi? arası bir yerdeyiz.
bekliyorum… -
depresifvisne
“aşk bir rüyaymış uyandık, adı kaldı dilimizde…“

gecenin bir yarısı hatıraların canlandığı çatı katında, yalnız ve karanlık bir yatakta düşüncelerimin karabasan gibi üstüme geldiğini hissediyorum. hatırlanan hatıralar belki güzel ama bir o kadar acı veriyor. iç muhasebenin sonucunda çıkan eksiler hem acı hem acıtıyor. yatak ise bomboş. ayrıca tahta kurusunun çıt çıt sesi sinirimi bozuyor. elimde pembe kelebek sabun, düşümde simsiyah bir korkuyla karışık endişe ve bir dolu soru işaretlerimle uyumak istiyorum sadece. sadece uyumak. uyursan acıların bir nebze olur diner, uyursan bir nebze olsun yalnızlığını unutursun ve de uyursan belki bir daha uyanamama ihtimali hoş bir ihtimaldir. bu aralar sadece ölmek istediğimi farkettim. en kolay kaçış yolunu seçmek istemem yorgunluktan mı bilemiyorum. istesem de hiçbirşey olmadığına göre sadece saçmalık hergün ölmeyi istemek. eh işte bile bile isyan benimkisi bile bile günah. bir de ya tutarsa…
-
depresifvisne
tek kelime ile mutsuzum;

tek sebebi O imiş gibi görünse de belli belirsiz hesaplaştığım şeyler var içimde. sebebi sadece O değil biliyorum. ama en çok O acıtıyor içimi en çok O kanatıyor kalbimi. belki fazlasını bekliyorum, fazlasını umuyorum, fazlasını istiyorum bilemiyorum. aşılamayan büyük engeller, sebepsiz kavgalar; yoruldum… -
depresifvisne

yine
yeni
yeniden…geri dönüşün ilk adımı bu;
belki bir sonraki de gelebilir yanıbaşına
ya da durup düşünebilirim,
yerimde sayabilirim yine
dur bakalım… -
depresifvisne
Hepi Börtdey Kendim :p

Bugün benim doğum günüm
Annemin söylediğine göre zor doğmuşum ben. Ucundan dönmüşüm hayatın şimdi burada olabilmek için yıllar yıllar önce. Gelmek istememişim nedense
Nedense artık…Öncelikle annemin Anneliği kutlu olsun
“İkinciye anne olmuştunuz, kendinizi nasıl hissediyorsunuz?”
Annemin cevabı :
“-çok kötü
” Neyse
…24 yaşına bastım bu arada. Zaman çabuk geçti inanamıyorum. Bi 23 daha yaşar mıyım acaba? Kim bilir… Umarım herkes hayırlı yaşlara erişir. 2 gün önce eniştemi kaybettim mesela. Umarım huzur içindedir şimdi. Çok üzgünüm bu aralar
Mükemmel bir insandı. Tam bir beyfendi… Allahım rahmet eylesin kaybettiklerimize… Hayat böyle bir şey. Doğmak ve ölmek arası…Hayatımın 20 detayını doğum günüme özel yazıyorum; 1-Detay demişken detaycı bir insanım. Bana göre hayat ayrıntılarda gizli. Kendinden birşeyler katabildiğin her şey yaşam belirtisi yoksa herşey tekdüze herşey sıkıcı… 2-Pek belli etmem ama bir anda alevlenen cinsten sinirli bir insanım. Bunu en çok ailem hissediyor. Sanırım en çok onlara hissettiriyorum. Koşulsuz sevginin getirisi olsa gerek
… 3-Tam bir çocuk delisiyim. Etrafta ufaklık görmeyeyim severken hırpalarım valla çok seviyorum napiim… 4-Yardımlaşma konusunda çok hassasımdır. Elimden geliyorsa durmak, seyretmek ayıbıma gider. Kolları sıvarım hiç düşünmeden; 5- O nedenle Bursa 911 Arama Kurtarma Derneği üyesi ve Kızılay Gönüllüsüyüm. 6- Ayrıca Eğitim Gönüllüleri Vakfında gönüllü olarak derslere giriyorum. 2. sınıflara Oyna-Öğren dersi ; 7.sınıflara Temel Seviye Bilgisayar dersi veriyorum. Öğretmen değilim gönüllü ablalarıyım onların ve onları çok seviyorum. Bu deneyim sandığımdan da harika birşey
7-Yazı yazmayı seviyorum ama bazen her yazdığımı paylaşmayı sevmiyorum
8-Tüm sanatsal şeyler ilgimi çeker. Aynı zamanda zevkime de güvenirim… 9-Arkadaşlık benim için çok önemlidir. Aynı önemi hissetmezsem yıkılırım… 10-Cümlelerimin sonuna üç nokta koymayı seviyorum. Dahası varmış hissi veriyor bana
11-Sütlü tatlıları severim özellikle süt helvasını. Tatlı çok tatlı geldiğinde
mutlaka yanında zeytin yerim
12-Kıskanç biriyim ama sevdiğim insanı kıskanırım. Başkasını kıskanmam olsa olsa imrenirim… 13-Bazen çok maymun iştahlıyımdır. Hemen olsun bitsin isterim. Buna rağmen de uyuşukluk yaparım nedense çözemedim… 14-Alışveriş yapmayı severim. Özellikle de hediyelik almaya bayılırım. Küçük, ucuz ama özgün şeyler hoşuma gider. Çok savruk değilimdir yani… 15-Yalana tahammülüm yoktur. Kötü bile olsa gerçeği duymayı tercih ederim. Duygusal olsam da mantığımı dinlerim. Aşkta hiç kazanamadım bu nedenle. Kapıp koyvermeyi bir becerebilsem herşey daha kolay olacak… 16-Hep bir müzik aleti çalmak istedim. Sadece filütle neşeli yol şarkısını çalabiliyorum
la la sol fa la la… 17-Hayatımın bundan sonraki kısmını geçirebileceğim bir evim olsun istiyorum. Herşeyiyle bana ait sevimli ve huzurlu bir ev… 18-Ehliyetim olmasa da bir 4×4 siyah kamyonet istiyorum. Çocuklar arkasına doluşsun gezelim yollarda, dağlarda püfür püfür… 19-Çiçeklerden en çok hanimelini seviyorum. Ağaçlardan ıhlamur ve nar ağacını. Meyvelerden armutu (yeşil ve sert olmalı
) . Yiyeceklerden patates püresini, mercimek köftesini, kabak dolmasını, tuzlu fıstığı, antep fıstıklı çikolatayı severim. Çayı şekersiz içerim… 20-Bruce Willes hayranıyım kel kalsa da. Öyle muzip gülen biri daha yok ki
Bitti. Aslında çok detay daha var ama bakınız: madde7 o da bende kalsın
Sevgiler… -
depresifvisne
Yanık Hüzün

Zaman çeyrek varmış hüzüne görememişiz. Aldatmacayla, sahte mutluluklarla oyalanmış saatler geçmiş farketmeden. Mutluluk zannedilen sayılı saatler. Şimdi dolu dolu hüzün zamanı. Günün karmaşasında anlık unutulan, oysa içten içe hissedilen, en çok kendinle başbaşa kaldığın saatlerdeki hüzün zamanı. Ucu tutuşmuş çıra gibi bir yanık hüzün. Sesi var, dumanı var, sıcağı var; farkeden yok mu? Yanık bir hüzün kokusu var havada…Dünyada herşey doğal. Doğal bir doğa kanunu var. Yaşamak da ölmek kadar gerçek. Ölmek, yaşamak kadar. Hüzün de mutluluk kadar gerçek. Herşey insanoğlu için herşey. Herşey bizim için. Kabul etmek boynumuzun borcu. Herşey olabilir ama nedensiz asla. Herşeyin bir nedeni var, unutma!
Bir karara varmak kadar insanı rahatlatan bir şey yok öyle değil mi? Doğru; karasızlık en kötüsü olurdu. Başlamak bitirmekten daha kolay olsa gerek. Kolayı seçmek de kolay ama.
Bitişler hüzünlüdür. Başlangıcına yüklediğin anlam kadar eşdeğerdir hüzün. Kırılan umudun ve güvenin kadar ağırdır ağırlığı. Oturup düşünürsün bu kadar değer neden diye? Kırılan gururun aklına gelir susarsın. Değmediği için yıkılırsın. Alıp başımı gidesim var yine. Bu güvensizlikle kime giderim? Bu yorgun kalple nereye? Anlaşılan yine burdayım. Bir deli rüzgar eser başımda. Sazlıklardan havalanan bir ördek gibi sessizim.
Haykırmak istiyorum. Konuşamıyorum. Konuşursam…
Sadece rüzgarın sesini dinliyorum.
dipnot : Balıklara güvenemeyeceğimi bilmeliydim; hem hafızaları kötü hem de bazı cinsleri yalancı…
-
depresifvisne
Senin gibilere…

Dünyadaki yaradılış sebebimiz farklı seninle. İkimiz de farklı boyutlarda, farklı anlamlarda yaşıyoruz duygularımızı. Farklı rollerdeyiz bu senaryoda. Farklıyız,hem de çok farklı… Ben senin her hareketini hoş görebiliyorum hayatını değerlendirince. Hak vermeye çalışıyorum, alttan alıyorum. O küçümseyen bakışlarının, o gösteriş çabalarının, ben buradayım dercesine çırpınışlarının, yüzüne sürdüğün renklerin nedenini bulabiliyorum düşününce. Sen ki hayatın boyunca ne kattın, ne kazandın, neden böylesin düşündün mü hiç? Senden başka varolanları; zor şartlarda yaşamak zorunda kalanları; sana verilenin kıyısı, köşesi kadarına muhtaç olanları hiç düşündün mü peki? Ya da rolleri değişip yerine koydun mu kendini yanından geçen ezik insanların? Çok ciddiyim, merak ediyorum bu hallerinin sebebini. Seni eleştirenler yoksa, bu mükemmel olduğun anlamına gelmiyor aslında ya da yüzüne söylenmeyenler arkandan söylenmiyor sanma. Senin cahil cüretin, konuşurken aptallığın, kendinde eleştiri hakkı bulman; en çok bunlara şaşıyorum, en çok bunlara gülüyorum. Ben dedim ya senden farklıyım. Birbirimize hiç yakışmıyoruz baksana. Aynı ortamda bulunmamız tamamen kaderin bir oyunu. Elimde olsa hiç görmezdim yüzünü. Saygımdan konuşmuyor olmasam duyacakların eminim hiç hoşuna gitmezdi. Yüzüne kusardım tüm haksızlığını. Ağzın açık kalırdı bir konuşsam gerçekleri. Belki senin sorunun da bu. Bir tokat kadar gerçekçi insanlar yok hayatında. Benim ruhum hizmetçi, asalet senin olsun. Sen istediğin gibi büyük burnunu dolaştır ortalıkta. Kendini gösterdiğin kadar varsın bu dünyada. Yaşamı terk ettiğinde istesen de istemesende o küçük gördüklerinle aynı yerde olacaksın. Aynı yerin yolcusuyuz eninde sonunda bir anlasan. Keşke ama nerde? -
depresifvisne
Ya sabır!

İçimde saklı görünmezlerim var; söylemeye korktuğum doğrularım. Korku filmi sahnesi gibi ağır adımlarımla kaçmaktayım. Gölgemden bile korkuyorum. Aynalara küstüm, bakmıyorum. Otobüsün camına dayanmış başım, hüzünlü bir melodi fonunda gidiyorum. Yollar aynı, insanlar aynı, yarınlar aynı… Peki neydi yolunda gitmeyen? Kaderin seyrini böylesine değiştiren ve senaryoyu bu hale getiren? Ne yapmıştık, hangi hataydı böylesine cezalandıran? Allahım suçlu kimdi ve suç neydi? Bir şeyler olmuştu mutlaka…Metropol insanı olma yolunda hızla ilerlerken, içimden son çırpınışlarım kurtarmaya yeter mi köylerimi? Bozma kendini, doğrularını seç, kararlarının arkasında dur! ya sonra? İşe yaramıyor bu benlik… İşe yaramıyor bu sevda… Herkesi boşverdim ya… ya benim beklentilerim, ya benim hayallerim? Unutmam mı gerek vazgeçmem mi? Boş mu vermeli ? Hayat nedense hep bir Sezen şarkısı gibi: Çok sevda var; çok gözyaşı, çok ayrılık… vazgeçmek, farketmek, geri dönmek, yetinmek tüm eylemler. Sabır var bir de; Ya Sabır!
Tren gider rayında rotasını bilerek. Camdan görünen manzara şimdi sonbahara hazırlanır. Mevsimler bilir sırasını. Gece ve gündüz 24′ün yarısı. Emekleyen yürür, ham meyva olgunlaşır. Doğan, ölür. Doğanın kanunu budur, dengesi şaşmaz. İnsanın doğası şaşmaya görsün asıl. Gözünün önünde yiten değerler, yaşanamayan duygular, abartılar, acılar, maskeler, yalnızlıklar. Geriye kalanlar neler yaşatır adama? Eldekilerle yaşananlar ne hissettirir insana? Hep dahası, hep fazlası gerek; hep bana gerek, bize gerek. Zordur hak etmek … Hak Hak’tan gelir. Unutmamak gerek. Daha beklemedeyim sıramı.
Güz de geldi…
Ya sonra?
Ya sabır!




.com 16:51 on Ağustos 16, 2009 Kalıcı Bağlantı |
Merhaba
Bir dönem pps lerinizi dört gözle bekleyen bir tiryaki olmuştum çok uzun zaman geçmiş gibi üzerinden ama tadı damağımda kaldı yazılarınızda yine öyle çok hoş sıcacık hatta depresif vişne sözünüzü size ulaşamadığım için telif bedelini ödemeksizin zaman zaman kullanıyorum borcum borç en kısa zamanda ödemeyi isterim aşağıya mail adresimi yazacağım ama o mail adresini kapattım sadece aynı adresle msn kullanıyorum
Şimdilik hoşcakalınız